22 Kasım 2022 Salı

Adamlar ve şiirleri

Yeniden herkese merhaba...Yine hiç merak etmediğiniz hayatımdan bir kesit
Yargı dizisini izliyorum bu ara merakla.. Bölümün birinde ceylin Sayın savcıya diyor ki "bakma sen benim böyle hafif olduğuma kibar adam severim" düşününce bende böyle olduğuma karar verdim. Dilimin kemiği ağzımın fermuarı yok ama hep naif adamları severim, şiir bilen adamları... Bir hikayesi değil de şiiri olan adamları.. e bu aydınlanmaya varınca en sevdiğim şiirlere şöyle bir göz attım. Tabii ilk başta Cemal süreya..bir çok şiirini çok severim ama burada bu dursun

1-Üvercinka Cemal Süreya

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu                kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
                           Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
                           Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu
benim kadar kimse                        değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna                  diziyorlar
Bütün kara parçalarında
                            Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
                           Afrika hariç değil

2.Aysel Git Başımdan-Attila İlhan
Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...

3.Canana-Neyzen Tevfik 
sevdalı akşamlar tekin değildir,
pek dolaşma gönül viranesinde
gururlu güneşler boyun eğildir,
şaka yoktur aşkın efsanesinde.

çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan,
farkı yoktur aşıkların sağırdan,
önce dumanları başlar ağırdan,
bir cezbeyim aşkın pervanesinde.

ihtimal vermezsin, hem inanmazsın,
ateşler sarmıştır, sen uyanmazsın,
mestolduktan sonra artık yanmazsın
gönlüm gibi hikmet peymanesinde.

taptığın mihraplar çöker bir anda,
her şey olmuş bitmiş gibi meydanda
tutuştu çırağlar, sevda devranda
yanıyorum sazın teranesinde.

bir serseriyim ki dur aman bilmem,
kalbinden başka bir mekan bilmem,
gök kandil olmuşum, asuman bilmem
bu mavi gözlerin meyhanesinde.

karanlık zülfünü bir görmek için,
gök kanat oldum cin melek için,
bana yeter artar buselik için
hatıra telleri dil sanesinde.

gönül rebabında olamaz düzen
aşkım bu yıldızı yüzünden süzen,
buluşuruz yarın, geceye neyzen
cananın kalbinde, gam lanesinde

4. Özdemir Asaf

5.Turgut Uyar

6.Yahya Kemal Beyatlı

7.Milyon Kere Ayten-Ümit Yaşar Oğuzcan 
Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum Ayten üstüne Saatim her zaman Ayten'e beş var Ya da Ayten'i beş geçiyor Ne yana baksam gördüğüm o Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz Günlerden Aytenertesidir Odur gün gün beni yaşatan Onun kokusu sarmıştır sokakları Onun gözleridir şafakta gördüğüm Akşam kızıllığında onun dudakları Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam Alın tek kat elbisemi size vereyim Cebimde bir on liram var Onu da alın gerekirse Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil Aytensizlik kadar Ona uğramayan gemiler batsın Ondan geçmeyen trenler devrilsin Onu sevmeyen yürek taş kesilsin Kapansın onu görmeyen gözler Onu övmeyen diller kurusun İki kere iki dört elde var Ayten Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun





18 Temmuz 2021 Pazar

Ölmeden önce yapılacaklar listesi

Belki bir gün belki de hiçbir zaman...ama olsun...
* buz pateni yapmak
*İngilizceyi gerçekten konuşabilmek 
* bir adamı şiirlerdeki gibi sevmek *Casablanca'da Rick'in kafesini görmek 
* Shakespeare izlemek
*sezen aksu konserine gitmek
* Küba'yı görmek 
*Gemi yolculuğu yapmak
*Karete öğrenmek 
*Rolling Stones konserine gitmek 
* sallanan sandalye almak
* bir salkım söğüt agacınin dalında bir hamak almak 
*Açık hava sinemasında bir Sadri alışık bir de audrey hepburn siyah beyaz filmlerini izlemek 
*mor incir ağacına sahip olup sürekli incir yemek
* Koreyi gezmek
*jabuticaba ağacı görüp meyvesini tatmak
*Gastronomi okumak
*paraşütle atlamak
*sevdim bir genç kadını şarkısında tango yapmak 
*gördüğüm bütün deneyleri yapıp çılgınca eğlenmek 
*kelime oyunu yarışmasına katılmak 
*İranı, persopolisi, soğd diyarini görmek 
*bir sahnede şarkı söylemek 
* gercek bir kizilderili kabilesi ile tanışmak 
* elektrikli scoter almak
* Anne olmak 
* eve iskelet almak 
* harry potter film mekanlarını gezip kendine mürver asa almak
*bir saksı bonzai ağacı almak
*keman,kanun ve tambur calabilmeyi öğrenmek 
*67 Siyah mustang e binmek
* eskitme elmas set almak
* sinirlendigim birinin yüzüne su fırlatmak 
*Reddedilenler salonunda sergiye gitmek
*ralli pilotlugu yapmak
*suşi yapmayı öğrenmek 
*Bir ağaç eve sahip olmak
*saçlarımı beyaza boyatmak ya da beyaz olmalarını bekleyip görmek :) 
*Atış poligonunda hedefi silahla vurmak 
*nefret ettiğim şeyler listesi yapmak
*Seatle da yağmurda ıslanıp yüzen evlerde kalmak 
* Çekik, siyahı ve kızıl renkli farklı ırklardan çocuklar evlat edinmek evin içi hergun 23 Nisan:)
* Gercek bir ayı, fil ve tilki görmek hatta bi koruma alanında onlarla ilgilenmek
*kolumda Şahin tutmak
* Haydarpaşa garında İstanbul u koklamak
*gramafon alıp müzeyyen Senar plakları dinlemek
*kendine elbise dikecek kadar iyi dikiş öğrenmek
*sinema okumak
*gece gizlice kale surlarina bir de minareye çıkmak şehir oradan nasıl görünüyor acaba
*ipek yolu boyunca trenle seyahat etmek 
*Tayland'da yüzen pazardan alışveriş yapmak 
*her yıl aynı fotoyu çekinip yaşlanmayı izlemek
* johnny depp i görmek, gerçekten görmek 

Galiba daha bir sürü var..ölmeye niyetim yok mu ne?? Allah gecinden versin (Amin) Bu listeyi yaparak en azından maddenin birini yaptım 😇


5 Haziran 2021 Cumartesi

Tanışacaktık ama yine yanlış demde yanlış yerdeyim

 Merhaba.... Sonunda kendi kendimle konuşmaktan bıkıp daha doğrusu delilik çizgisini aşmaktan korkup bu blogu açan kendime merhaba, es kaza denk gelip bunları okuyan ve hiç bir zaman okumayacak olup hiçbir şey de kaybetmeyecek olan herkese merhaba, pc kameramdan beni izleyen CIA ajanı sana da merhaba...

Bugün benim için küçük ama insanlık için büyük günlerden herhangi biri...5 Haziran.... tüm aktivistler Çevre gününü kutlarken, insanlar uzun zamandır yasak olan cumartesi sokağa çıkmışken, öğrenciler LGS ye bir kala heyecandayken, kardeşim yeni yaşından bir gün almışken, her yer açık SANAThaneler kapalıyken, insanlık bir film bir konser için neler vermezken, evde olma çılgınlığı içinde içimizden ne ressamlar ne yazarlar çıkmışken ben bir araba dolusu lafın içinde bir teneke dolusu boşluktayım. Her zaman kendi içinde kararsız kalıp kendi dışında çok net kararlar alan birinin tuhaf gerçekçiliği içindeyim. Hani şu hiç cesareti olmayıp da mucize bekleyenlerden... Fantastik maceralara konu olacak hayallerle içindeki dilencilere sadaka veren ben, hayal kurmanın bile artık anlamsızlaştığı günlerdeyim, sanırım ARTIK bir yetişkin olduğumu kabul etmek böyle birşey... Biraz da ondan bocalıyor olabilirim radikal kararlar vermem gerekirken içimdeki özgürlükler ülkesi buna müsaade etmiyor. Bakın yine vermek dedim hiçbir zaman almak olmadı benim için hep kararlarımdan verdim. Hani kırılan hayallerin yanlış kaynadığı yerler vardır ya işte oralardaydı benim vergilerim. Hep ödemekten, hep biriktirmekten, hep vazgeçmek zorunda kalmamak için hiç seçmemekten öylesine yoruldum ki.... Böyle de söyleyince herkesin zihninin arka fonunda arabesk çalıyor. Oysa acıtasyon bir hayatım yok. Hiç büyük dertlerim olmadı çok şükür. Ortamdaki aptallık seviyesi dışında bir şeyle de sınanmadım. Ha bir de illa bir eksik varsa lidyalıların binlerce yıl önce bulduğu şeyi ben hala bulamadım. Öyle büyük aşklar, yalan dostluklar, ihanetler ya da kehanetler olmadı hayatımda. En fazla terliğimin teki ötekine ihanet etmiştir de bulamıyorumdur. Belki de sorunum budur, insanları sevmeyişim, aşkı yalnızca şiirlerde ezberleyişim,  hayallerimi yaşayan vatandaş kıymetini biliyor mu diye merak edişim, üç-beş nesne üç-beş kimseyle yetinişim belki de bundandır bu halim. Yaşadığım yerde içi çitiklenmek diye bir laf var. Ruhsal olarak iç sıkıntısı, fiziksel olarak kalp burkulması, biyolojik olarak mide fesadı diye tanımlanabilir. İşte bunların hepsini aynı anda yaşamaktır içi çitiklenmek... Galiba şu an beni en iyi anlatan söz öbeği bu... Çünkü ancak böyle bir gafletle burada olabilirim. İnsanoğlunun bu kendini anlatma çabasına hiç bir lisan yetmeyecek olsa da biz faniler bu işi seviyoruz. Ne gerekse size nasıl olduğum ya da neden burada olduğum. Böyle derin anlamsızlıklar içinde tanışma faslını iyi dileklerimle bitiriyorum. Keza aşırı doz kendime katlanamayacağım. Umarım bugünü blogumun 5. yılı filan diye kutlayıp bu yazıyı yeniden okuduğumda çöp muamelesi yapacağım günler gelir de bugün de benim için küçük bir gün olmaktan çıkar. 

Saatlerin uzun günlerin kısa olduğu bir anda benim yolum buraya düştü. Ne yapacağımı ne yazacağımı düşünmeden hooop buradayım. Galiba bende herkes gibi hep istedim ama bugüne kısmetmiş repliği ile kendimi avutmalıyım yoksa kendime her şey için her zaman sorduğum neden sorusuna bir cevap veremeyeceğim. MSN kullanıp kendine anlamsız nickler oluşturan bir kuşağın evladı olarak ritüeli bozmadım. Heidi gibi kırmızı yanaklı çıplak ayaklı olmama rağmen sarkastik ruhum yüzünden her şeye herkese muhalif hale geliyorum. Baştan uyarayım sonra bir de hak hellaliği ile uğraşmayalım... Hadi hayırlısı.. Umarım iyi bir yolculuk olur. 

Adamlar ve şiirleri

Yeniden herkese merhaba...Yine hiç merak etmediğiniz hayatımdan bir kesit Yargı dizisini izliyorum bu ara merakla.. Bölümün birinde ceylin S...